(Karar Tarihi : 17/05/2021)
Talep eden vekili tarafından, davalılar aleyhine 12/07/2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 01/12/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi talep eden vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Talep, mirasın gerçek reddin tespitine ilişkindir.
Talep eden vekili, müvekkillerinin miras bırakanı ____'ın 15/04/2012 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini beyan ederek mirası reddin tespitini istemiştir.
Mahkemece, miras bırakanın son yerleşim adresinin bulunmadığı, nüfusa kayıtlı yerin ise Sinop ili, Ayancık ilçesi olduğu gerekçesi mahkemenin yetkisizliğine, talep ve istek halinde karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Ayancık Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
Hükmü, talep eden vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, TMK'nın 605/1 maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddine ilişkin iş bu davada yerel mahkemenin görevinin; isteğin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti ile süresinde başvuru ve usulüne uygun bir talep bulunduğu takdirde TMK. 609. maddede gösterilen usulde işlem yapmaktan ibarettir. Bilindiği üzere, mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin beyan; bozucu yenilik doğurucu niteliktedir. Bu beyan Sulh Mahkemesine ulaşmakla sonuç doğurur.
Türk Medeni Kanununda, ret beyanının, "Mirasın açıldığı yer" sulh mahkemesine yapılacağına dair bir hüküm yoktur. (TMK. m. 609/1-2) Kanunun 609. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Süresi içinde yapılmış ret beyanından" söz edildiğine göre; buradaki düzenleme, ret beyanının yapılacağı yer mahkemesini değil, bu beyanın tescil edileceği özel sicili tutmakla yetkili sulh mahkemesini belirtmektedir. Sicilin, mirasın açıldığı yer sulh mahkemesince tutulması doğaldır. Çünkü, üçüncü kişilerin, özellikle alacaklıların reddin mevcut olup olmadığını öğrenmek için ilk başvuracakları yer, mirasın açıldığı yerdeki sulh mahkemesince tutulan özel kütüktür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu da, "Mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin beyanın tespit ve tescilini" çekişmesiz yargı işi kabul etmiş (m.382/2-c/7) ve kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesini yetkili kılmıştır. (m.384) Türk Medeni Kanununda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, bu Kanuna göre de, ret isteğinin tespit ve tescilinde, istekte bulunanın oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu mahkeme, mirasın reddi beyanını alır, tutanakla tespit edip özel kütüğüne yazılmasına karar verir. Şayet o yer miras bırakanın yerleşim yeri değilse, bu kararı özel kütüğü tutmakla görevli mirasın açıldığı yer sulh mahkemesine gönderir. O yer sulh hukuk mahkemesi de özel kütüğe bu kararı yazar. O nedenle, mirasçının mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin yazılı veya sözlü beyanını, oturduğu yer sulh mahkemesinde yapmasında "Yetki" bakımından bir yanlışlık bulunmamaktadır.