Masumiyet karinesi: Revizyonlar arasındaki fark

Hukukipedia sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
"Masumiyet karinesi, diğer adıyla suçsuzluk ilkesi (uluslararası hukukta ''presumption of innocence''), bir kişinin suçluluğu mahkeme kararıyla kesinleşene kadar suçsuz kabul edilmesini ifade eden temel bir hukuk ilkesidir. Türk Anayasası’nın 38. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesiyle güvence altına alınmıştır. Bu ilkeye göre: * Bir kişi, “suçluluğu ispat edilene kadar..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu
 
Değişiklik özeti yok
 
1. satır: 1. satır:
Masumiyet karinesi, diğer adıyla suçsuzluk ilkesi (uluslararası hukukta ''presumption of innocence''), bir kişinin suçluluğu mahkeme kararıyla kesinleşene kadar suçsuz kabul edilmesini ifade eden temel bir hukuk ilkesidir. Türk Anayasası’nın 38. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesiyle güvence altına alınmıştır.
{{Kutu|Bu madde, temel bir insan hakkı olan Masumiyet Karinesi'nin hukuki tanımını, kapsamını ve Türk Hukukundaki yerini açıklamaktadır.|info}}'''Masumiyet karinesi''' (Latince: ''Praesumptio Innocentiae''), bir kişinin, hukuken suçluluğu ispat edilene kadar [[Masumiyet|masum]] kabul edilmesi gerektiğini ifade eden temel bir [[hukuk devleti]] ilkesi ve [[Temel hak ve özgürlükler|insan hakkıdır]]. Bu ilke, hem [[Ceza muhakemesi hukuku|ceza muhakemesi hukukunun]] temelini oluşturur hem de bir bireyin toplum nezdindeki itibarını korumayı amaçlar.


Bu ilkeye göre:
Masumiyet karinesi, [[Türkiye Cumhuriyeti Anayasası]]'nın 38. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu karine gereği, bir kişiye suçlu muamelesi yapılabilmesi için, hakkındaki yargılamanın tamamlanması ve [[Kesin hüküm|kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı]] bulunması şarttır.


* Bir kişi, “suçluluğu ispat edilene kadar” masum kabul edilir.
== Hukuki Dayanakları ==
* Mahkeme kararı olmadan kimse suçlu ilan edilemez, bu kişiler kamuoyunda da suçlu olarak gösterilemez.
Masumiyet karinesi, sadece ulusal hukukta değil, aynı zamanda uluslararası hukuk metinlerinde de yer alan evrensel bir ilkedir:
* Suç isnadında bulunan iddia makamı, suçluluğu kesin ve şüpheye yer bırakmayacak delillerle ispatlamak zorundadır; sanık kendini suçsuz göstermeye zorlanamaz.
* Medya, adli makamlar ve kamu otoriteleri, devam eden yargılamada hiçbir şahıs hakkında suçlu olduğu izlenimini verecek açıklama yapamaz.


Masumiyet karinesi sadece ceza davalarında değil, adli ve idari süreçlerde de kişinin temel haklarının korunmasını sağlar ve adil yargılanmanın temel taşlarından biridir. Bu ilke, “lekelenmeme hakkı”nın da temelini oluşturur ve hüküm kesinleşinceye kadar kişilere suçlu muamelesi yapılamaz.
* '''[[Türkiye Cumhuriyeti Anayasası]] (m. 38):'''
 
: ''"Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz."''
 
* '''[[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]] (m. 11/1):'''
 
: ''"Suçla itham edilen her kişinin, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama ile suçluluğu hukuken kanıtlanana kadar masum sayılma hakkı vardır."''
 
* '''[[Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi]] (AİHS m. 6/2):'''
 
: ''"Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır."''
 
== Kapsamı ve Sonuçları ==
Masumiyet karinesi, ceza yargılamasının tüm aşamalarına yansıyan geniş kapsamlı sonuçlar doğurur:
 
=== 1. İspat Yükü İlkesi ===
Masumiyet karinesinin en önemli sonucu, suçlu olduğunu iddia eden makamın (savcılık), bu iddiayı ispat etme yükümlülüğüdür. Sanık, masum olduğunu ispat etmek zorunda değildir.
 
* '''Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi (In Dubio Pro Reo):''' Yargılama sonunda sanığın suçluluğuna dair kesin ve şüpheden uzak bir vicdani kanaat oluşmaması durumunda, mahkeme kararı sanığın lehine olmak zorundadır.
 
=== 2. Yargılama Öncesi ve Esnasında Suçlu Muamelesi Yasağı ===
Kişinin yargılama öncesinde ve yargılama sırasında (tutuklu olsa bile), henüz suçluluğu kesinleşmediği için kamu makamları ve medya tarafından suçlu ilan edilmesi veya suçlu muamelesi görmesi Anayasa'ya aykırıdır.
 
* '''Tutuklama:''' Tutuklama, bir ceza değil, bir '''koruma tedbiridir'''. Masumiyet karinesini zedelemeyecek şekilde, sadece kaçma veya delilleri karartma şüphesi gibi zorunlu hâllerde uygulanabilir.
 
=== 3. Hükmün Kesinleşmesine Kadar Haklardan Yararlanma ===
Masumiyet karinesi, bir kamu görevlisinin veya vatandaşın, hakkında ceza davası açılmış olsa bile, suçluluğu kesinleşene kadar (mevzuattaki özel istisnalar hariç) mesleki ve siyasî haklarından mahrum bırakılmamasını gerektirir.
 
=== 4. Delil Toplama Yükümlülüğü ===
Yargılama makamları, sadece sanığın aleyhine değil, aynı zamanda '''lehine olan delilleri''' de toplamakla yükümlüdür.
 
== Karineye Yönelik İhlaller ==
Masumiyet karinesinin ihlali genellikle şu durumlarda ortaya çıkar:
 
* Yargılama tamamlanmadan önce kamu makamları tarafından kişinin suçlu olarak nitelendirilmesi (basın açıklamaları, resmî duyurular).
* Tutuklama veya adli kontrol gibi koruma tedbirlerinin cezalandırma amacı güdülerek uygulanması.
* Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmadığı halde, kişinin toplum içinde damgalanmasına yol açan resmî işlemler yapılması.
 
== Ayrıca Bakınız ==
 
* [[Ceza muhakemesi hukuku]]
* [[Hukuk devleti]]
* [[Adil yargılanma hakkı]]
* [[Şüpheden sanık yararlanır ilkesi]]

23.32, 23 Kasım 2025 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Bu madde, temel bir insan hakkı olan Masumiyet Karinesi'nin hukuki tanımını, kapsamını ve Türk Hukukundaki yerini açıklamaktadır.

Masumiyet karinesi (Latince: Praesumptio Innocentiae), bir kişinin, hukuken suçluluğu ispat edilene kadar masum kabul edilmesi gerektiğini ifade eden temel bir hukuk devleti ilkesi ve insan hakkıdır. Bu ilke, hem ceza muhakemesi hukukunun temelini oluşturur hem de bir bireyin toplum nezdindeki itibarını korumayı amaçlar.

Masumiyet karinesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu karine gereği, bir kişiye suçlu muamelesi yapılabilmesi için, hakkındaki yargılamanın tamamlanması ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunması şarttır.

Hukuki Dayanakları

Masumiyet karinesi, sadece ulusal hukukta değil, aynı zamanda uluslararası hukuk metinlerinde de yer alan evrensel bir ilkedir:

"Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz."
"Suçla itham edilen her kişinin, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama ile suçluluğu hukuken kanıtlanana kadar masum sayılma hakkı vardır."
"Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır."

Kapsamı ve Sonuçları

Masumiyet karinesi, ceza yargılamasının tüm aşamalarına yansıyan geniş kapsamlı sonuçlar doğurur:

1. İspat Yükü İlkesi

Masumiyet karinesinin en önemli sonucu, suçlu olduğunu iddia eden makamın (savcılık), bu iddiayı ispat etme yükümlülüğüdür. Sanık, masum olduğunu ispat etmek zorunda değildir.

  • Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi (In Dubio Pro Reo): Yargılama sonunda sanığın suçluluğuna dair kesin ve şüpheden uzak bir vicdani kanaat oluşmaması durumunda, mahkeme kararı sanığın lehine olmak zorundadır.

2. Yargılama Öncesi ve Esnasında Suçlu Muamelesi Yasağı

Kişinin yargılama öncesinde ve yargılama sırasında (tutuklu olsa bile), henüz suçluluğu kesinleşmediği için kamu makamları ve medya tarafından suçlu ilan edilmesi veya suçlu muamelesi görmesi Anayasa'ya aykırıdır.

  • Tutuklama: Tutuklama, bir ceza değil, bir koruma tedbiridir. Masumiyet karinesini zedelemeyecek şekilde, sadece kaçma veya delilleri karartma şüphesi gibi zorunlu hâllerde uygulanabilir.

3. Hükmün Kesinleşmesine Kadar Haklardan Yararlanma

Masumiyet karinesi, bir kamu görevlisinin veya vatandaşın, hakkında ceza davası açılmış olsa bile, suçluluğu kesinleşene kadar (mevzuattaki özel istisnalar hariç) mesleki ve siyasî haklarından mahrum bırakılmamasını gerektirir.

4. Delil Toplama Yükümlülüğü

Yargılama makamları, sadece sanığın aleyhine değil, aynı zamanda lehine olan delilleri de toplamakla yükümlüdür.

Karineye Yönelik İhlaller

Masumiyet karinesinin ihlali genellikle şu durumlarda ortaya çıkar:

  • Yargılama tamamlanmadan önce kamu makamları tarafından kişinin suçlu olarak nitelendirilmesi (basın açıklamaları, resmî duyurular).
  • Tutuklama veya adli kontrol gibi koruma tedbirlerinin cezalandırma amacı güdülerek uygulanması.
  • Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmadığı halde, kişinin toplum içinde damgalanmasına yol açan resmî işlemler yapılması.

Ayrıca Bakınız