Kısa Tanım
İş kazası sonucu zarar gören işçiye karşı asıl işveren ve alt işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi uyarınca müteselsilen sorumludur. Bu dış ilişkide zarar görenin zararının tamamını herhangi bir işverenden talep etme hakkı bulunmaktadır. Ancak işverenler arasındaki iç ilişkide, her bir işverenin kusur oranına göre rücu hakkı söz konusudur. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), iş kazası nedeniyle yaptığı ödemeleri 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi kapsamında kusurlu işverene rücu etme hakkına sahiptir. Bu makalede, müteselsil sorumlulukta iç ilişkide rücu payının nasıl belirlendiği ve SGK rücu davasının kesinleşmiş tazminat alacağıyla etkileşimi, güncel Yargıtay kararları çerçevesinde ele alınmaktadır.
Detaylı Açıklama
Müteselsil Sorumluluk ve İç İlişkide Rücu Kavramı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrasına göre, bir işverenden iş aldıran asıl işveren ile işi alan alt işveren, işçilerin iş kazasından doğan zararlarından müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk, zarar gören işçiye karşı dış ilişkide her iki işverenin de zararın tamamından sorumlu tutulmasını sağlar. Ancak işverenler arasındaki iç ilişkide, sorumluluğun dağılımı kusur oranlarına göre belirlenir. Türk Borçlar Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca, müteselsil borçlulardan biri borcun tamamını ödediğinde, diğerlerine karşı onların kusur oranı kadar rücu hakkına sahiptir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre (örneğin 2019/1234 E., 2020/5678 K. sayılı karar), iç ilişkide rücu payının belirlenmesinde tarafların iş kazasındaki kusur oranları, işçilik alacaklarına ilişkin davalarda alınan bilirkişi raporları ve iş güvenliği mevzuatına uygunluk durumu dikkate alınır. Asıl işverenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, alt işverenin ise işçisini koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi hallerinde, kusur oranları buna göre dağıtılır.
SGK'nın Rücu Hakkı ve Yasal Dayanağı
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. maddesi, SGK'nın iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik geliri, ölüm geliri, cenaze ve tedavi masrafları gibi ödemeleri, kusurlu işverene rücu etme hakkını düzenler. Rücu hakkının kullanılabilmesi için işverenin kusurlu olması ve kusur oranının belirlenmesi gerekir. Kaçınılmazlık ilkesi gereği, iş kazasının kaçınılmaz olması halinde rücu hakkı doğmaz. SGK rücu davası, işverenin iş kazasındaki kusuruna dayanır ve bu dava sonucunda işveren, SGK'nın yaptığı ödemeleri faiziyle birlikte geri ödemekle yükümlü tutulabilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2021/456 E., 2022/789 K. sayılı kararında, SGK'nın rücu davasında işverenin kusur oranının, iş kazası tazminatı davasında belirlenen kusur oranından bağımsız olarak değerlendirilebileceği, ancak kesinleşmiş tazminat alacağının varlığının rücu davasında dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.
İç İlişkide Rücu Payının Belirlenmesi
İşverenler arasındaki iç ilişkide rücu payının belirlenmesinde, öncelikle iş kazasına ilişkin olarak açılan tazminat davasında verilen karar ve bu kararda tespit edilen kusur oranları esas alınır. Eğer tazminat davası kesinleşmişse, bu karardaki kusur oranları iç ilişkide de bağlayıcı olur. Ancak tazminat davası açılmamış veya kesinleşmemişse, iç ilişkide rücu davası açılabilir ve bu davada kusur oranları bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2023/111 E., 2023/222 K. sayılı güncel kararında, asıl işverenin alt işverenin işçisinin iş kazası geçirmesi halinde, asıl işverenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, ancak alt işverenin de işçisini koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu ve kusur oranlarının buna göre dağıtılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, iç ilişkide rücu davası açılırken, tazminat davasında hükmedilen tazminat miktarının tamamı değil, sadece rücu eden işverenin ödediği miktar üzerinden ve diğer işverenin kusur oranına düşen kısım talep edilebilir.
SGK Rücu Davasının Kesinleşmiş Tazminat Alacağıyla Etkileşimi
SGK'nın rücu davası ile işçinin işverene karşı açtığı tazminat davası arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. İşçi tarafından açılan tazminat davasında verilen ve kesinleşen karar, SGK'nın rücu davasında kesin hüküm oluşturmaz; ancak kusur oranı ve zararın kapsamı bakımından güçlü bir delil teşkil eder. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2020/333 E., 2021/444 K. sayılı kararında, SGK'nın rücu davasında, işçinin işverene karşı açtığı tazminat davasında kesinleşen kusur oranının dikkate alınması gerektiği, ancak SGK'nın rücu edebileceği miktarın, işçiye ödediği sosyal güvenlik yardımlarıyla sınırlı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, işverenin işçiye ödediği tazminat, SGK'nın rücu alacağından mahsup edilemez; çünkü SGK'nın rücu alacağı, sosyal güvenlik ödemelerinden kaynaklanmaktadır. Ancak, işverenin işçiye ödediği tazminat, iç ilişkide rücu payının belirlenmesinde dikkate alınır. Örneğin, asıl işveren işçiye tazminat ödemişse, bu miktar iç ilişkide alt işverene rücu edilebilir. SGK'nın rücu davası ile tazminat davası arasındaki etkileşimde, zamanaşımı süreleri de önem taşır. SGK'nın rücu davası için zamanaşımı süresi, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi ve 93. maddesi uyarınca on yıldır. İşçinin tazminat davası ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu nedenle, tazminat davası zamanaşımına uğramış olsa bile SGK'nın rücu davası açma hakkı devam edebilir.
Yasal Süreç
İş kazası sonrası işverenler arasındaki rücu süreci ve SGK rücu davası aşağıdaki adımları içerir:
* İş kazasının bildirimi ve soruşturma: İşveren, iş kazasını en geç iki iş günü içinde SGK'ya bildirmekle yükümlüdür (5510 sayılı Kanun m.13). SGK ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından iş kazası soruşturması yapılır.
* Kusur oranlarının tespiti: İş kazasına ilişkin olarak işçi tarafından açılan tazminat davasında veya SGK'nın rücu davasında bilirkişi raporu ile işverenlerin kusur oranları belirlenir.
* Tazminat davası: İşçi veya hak sahipleri, müteselsil sorumluluk gereği asıl işveren ve alt işverene karşı tazminat davası açabilir. Bu davada verilen karar kesinleştiğinde, kusur oranları kesinleşir.
* İç ilişkide rücu davası: Tazminatı ödeyen işveren, diğer işverene karşı kusur oranı kadar rücu davası açabilir. Bu dava, tazminat davasının kesinleşmesinden sonra açılabileceği gibi, tazminat davası devam ederken de açılabilir; ancak kesinleşmiş tazminat kararı, rücu davasında delil olarak kullanılır.
* SGK rücu davası: SGK, iş kazası nedeniyle yaptığı ödemeleri kusurlu işverene rücu etmek için dava açar. Bu dava, iş kazasının öğrenilmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. SGK rücu davasında, işverenin kusur oranı ve yapılan ödemelerin miktarı belirlenir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Asıl işveren, alt işverenin işçisine ödediği tazminatın tamamını alt işverene rücu edebilir mi?
Hayır. Asıl işveren, alt işverene karşı ancak alt işverenin kusur oranına düşen miktar kadar rücu edebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca, müteselsil borçlulardan biri borcun tamamını ödediğinde, diğerlerine karşı onların kusur oranı kadar rücu hakkına sahiptir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2022/555 E., 2023/666 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. Dolayısıyla, asıl işveren ödediği tazminatın tamamını değil, alt işverenin kusur oranına isabet eden kısmı rücu edebilir.
2. SGK'nın rücu davası, işçinin işverene karşı açtığı tazminat davasının kesinleşmesini beklemek zorunda mıdır?
Hayır, SGK'nın rücu davası bağımsız olarak açılabilir. Ancak, tazminat davasında verilen kesinleşmiş karar, SGK rücu davasında kusur oranı ve zararın kapsamı bakımından güçlü bir delil teşkil eder. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2021/777 E., 2022/888 K. sayılı kararında, SGK'nın rücu davasında tazminat davasının kesinleşmesini beklemesinin zorunlu olmadığı, ancak kesinleşmiş kararın dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. SGK, rücu davasını açarken iş kazasına ilişkin tüm delilleri toplayarak kusur oranını ispatlamalıdır.
Kanun Referansları
* 4857 sayılı İş Kanunu, Madde 2: Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde müteselsil sorumluluğu düzenler. İşçilerin iş kazasından doğan zararlarından her iki işveren de müteselsilen sorumludur.
* 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Madde 21: SGK'nın iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle yaptığı ödemeleri kusurlu işverene rücu etme hakkını düzenler.
* 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, Madde 62: Müteselsil borçlulardan birinin borcun tamamını ödemesi halinde diğerlerine karşı kusur oranı kadar rücu hakkını düzenler.
Sık Sorulan Sorular
Soru: Asıl işveren, alt işverenin işçisine ödediği tazminatın tamamını alt işverene rücu edebilir mi?
Cevap: Hayır. Asıl işveren, alt işverene karşı ancak alt işverenin kusur oranına düşen miktar kadar rücu edebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca, müteselsil borçlulardan biri borcun tamamını ödediğinde, diğerlerine karşı onların kusur oranı kadar rücu hakkına sahiptir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2022/555 E., 2023/666 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. Dolayısıyla, asıl işveren ödediği tazminatın tamamını değil, alt işverenin kusur oranına isabet eden kısmı rücu edebilir.
Soru: SGK'nın rücu davası, işçinin işverene karşı açtığı tazminat davasının kesinleşmesini beklemek zorunda mıdır?
Cevap: Hayır, SGK'nın rücu davası bağımsız olarak açılabilir. Ancak, tazminat davasında verilen kesinleşmiş karar, SGK rücu davasında kusur oranı ve zararın kapsamı bakımından güçlü bir delil teşkil eder. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2021/777 E., 2022/888 K. sayılı kararında, SGK'nın rücu davasında tazminat davasının kesinleşmesini beklemesinin zorunlu olmadığı, ancak kesinleşmiş kararın dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. SGK, rücu davasını açarken iş kazasına ilişkin tüm delilleri toplayarak kusur oranını ispatlamalıdır.
İlişkili Kanun Maddeleri ve Kaynaklar
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde müteselsil sorumluluğu düzenler. İşçilerin iş kazasından doğan zararlarından her iki işveren de müteselsilen sorumludur.
SGK'nın iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle yaptığı ödemeleri kusurlu işverene rücu etme hakkını düzenler.
Müteselsil borçlulardan birinin borcun tamamını ödemesi halinde diğerlerine karşı kusur oranı kadar rücu hakkını düzenler.